YEDİ SANAT

Mağara toplumundan günümüz toplumuna ulaşan sınırlı kavramlardan ve çok boyutlu bir terapi olan sanatın başlıca kabul edilmiş ve sıralanmış alt dalları mevcut:

RESİM VE HEYKEL SANATI

Resim ve heykel sanatı bu dallardan ilkidir ve tabi bir sanattır, basit bir dal parçası bir mağara duvarını estetik harikasına çevirebilir, çevirmiştir de. İnsan ilk zamanlardan beri derdini bir şekilde anlatmak istemişti ve bir kaynak bulma ihtiyacına gitmişti, dolayısıyla mağaralara, etrafında gördüğü ve garibine giden figürleri aktarma, bir nevi kaydetme ihtiyacı hissetmiştir. Bu ihtiyaç hissine sahip olan bireylere halihazırda sanatçı diyoruz. Nice Van Goghlar Da vinciler bu sanat akımı olmasa tanıyamayacağımız sanatkârlardır. Heykel konusunda ise: natürel sanatların başında gelir. Taşın, çakılın birden fazla vasfı olduğunu gösterir bizlere, heykelcilik sanatı birazdan bahsedeceğim sanat dalları gibi saygınlığını, “yaşamak” saygınlığını yitirmeden yitireceğe benzemiyor.

MÜZİK

Çeşitli notaların senkronize şekilde uyumu insana ne denli maneviyat katar. Müzik kavramı hiç bitmeyen bir kitap gibidir, üretilecek yeni eser illa ki üretilir, sonu gelmez.

TİYATRO

İnsanı insana insanla insanca anlatmaya diyor tiyatroya, belli bir çoğunluk bu şekilde tanımlıyor. İnsanla en fazla bütünleşen sanat tiyatrodur. Özveri ister. “Bir Delinin Hatıra Defteri, Cimrisi, Hamlet’i,  Othello’su” evrensel nitelikte olan tiyatro eserleri arasındadır.

DANS

İnsanın içindeki dans tutkusu bulutlu günlerde ansızın ortaya çıkan güneşe benzer bir nevi, zira bu sanata gönül vermiş insanlar için dans, doğduğunu ve yaşadığını hissetmekten farksızdır.

EDEBİYAT

Ruhun içinden geçenlerle kalemin dans etmesi ve bunu kâğıdın izlemesi sanatıdır. Her sanatta olduğu gibi edebiyatta da tutku mevcut… edebiyat sanatının bizlere kazandırdığı; muazzam zihinlerin içinden geçenleri kalıcı kılmak ve bizlerle sohbet etmesini sağlamaktır.

SİNEMA

Birkaç sanat dalının bir araya gelmesi sonucu bizlere seyir zevki sunan, kalemin resme, resmin müziğe ardından hepsinin filme dönüştüğü komplike bir sanat dalı olan sinema sanatı belki de kalıcılığı en fazla olan sanattır.

MİMARİ

Tabiatın güzellemesi de denilebilecek bu sanat neredeyse gözümüzü her açtığımızda karşımıza çıkan binaların tesadüf eseri ortaya çıkmadığını kanıtlar. Yapıların taş ve tuğladan ibaret olmadığını, hayli yaratıcı bir üretim süreci olduğunun farkına vardığımız bir tabiat güzellemesidir.

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir